Hayat bazen insanı farklı duraklara uğratır. Kimi zaman iner, kimi zaman biner, kimi zaman da "Artık yeter, emekli olayım." dersiniz. Ama iş gazetecilik olunca, o iş öyle kolay kolay bırakılmıyor. Bu meslek, insanın kanına bir kez karıştı mı, tansiyon gibi ömür boyu sizinle yaşıyor.
İşte biz de kısa bir aranın ardından yeniden karşınızdayız.
Hem de bu kez kendi evimizde...
Canlı Kocaeli olarak yeni adresimizde sizlerle buluşmanın heyecanını yaşıyoruz.
Evet, yanlış duymadınız...
Artık haberin yeni adreslerinden biri Canlı Kocaeli.
Bu yola yıllardır omuz omuza yürüdüğüm değerli dostum, kardeşim Şadi Akdoğan ile birlikte çıktık. Uzun yılların birikimini, tecrübesini ve gazetecilik aşkını bu çatı altında toplamaya karar verdik. Rabbim utandırmasın, yolumuzu açık etsin.
Bazıları emeklilikte sabah yürüyüşü yapar, kimisi bahçeyle uğraşır, kimisi torun sever...
Biz ise hâlâ sabah "Bugün nerede olay var?" diye telefonun sesini dinliyoruz.
Normal insanlar alarm sesiyle uyanır.
Gazeteciler ise "Abi acil gel..." telefonuyla.
Bizim emeklilik anlayışımız biraz farklı galiba...
Kırk yılı aşkın süredir bu mesleğin içindeyiz. Nice seçim gördük, nice yangın, sel, deprem, açılış, temel atma, miting, şampiyonluk, gözyaşı ve sevinç haberi yaptık. Bazen güneş doğmadan yola çıktık, bazen gece yarısını çoktan geçmişti ama haberin peşinden dönmedik.
Şimdi o yolculuğa yeni bir tabela astık:
Canlı Kocaeli.
Amacımız çok net...
Kimseyle kavga etmek değil.
Kimseye laf yetiştirmek değil.
Kimsenin adamı olmak hiç değil.
Bizim tek işimiz; gördüğümüzü yazmak, duyduğumuzu araştırmak, doğruladığımızı sizlerle paylaşmak.
Özel haberlerimiz olacak...
Röportajlarımız olacak...
Kentin konuştuğu konular olacak...
Bazen güldüreceğiz, bazen düşündüreceğiz, bazen de "İyi ki bunu haber yapmışlar." diyeceksiniz.
Çünkü gazetecilik bizim için sadece haber yazmak değil; yaşadığımız kente karşı duyduğumuz bir sorumluluk.
Bir de bize sık sorulan bir soru var:
"Bu yaştan sonra yeniden neden?"
Cevabı çok basit...
Balık sudan çıkınca nasıl yaşayamazsa, gazeteci de habersiz yaşayamaz.
Biz iki gün haber yapmayınca elimiz telefona gidiyor, fotoğraf makinesi bize bakıyor, not defteri küsmeye başlıyor.
Hatta evde otursak bile, uzaktan siren sesi duyunca istemsiz pencereye koşuyoruz.
Meslek hastalığı işte...
Tedavisi de yok!
Canlı Kocaeli'nde kapımız herkese açık.
Çayımız var...
Kahvemiz var...
Muhabbetimiz bol...
Yeter ki gelmeden önce bir haber verin. Sonra "Ofiste kimse yoktu." demeyin. Çünkü biz büyük ihtimalle yine bir haberin peşinde sokaklarda oluruz. Gazetecinin adresi çoğu zaman masa başı değil, olay yeridir.
Bundan sonra da Kocaeli'nin sokaklarında, mahallelerinde, meydanlarında, fabrikalarında, limanlarında, sahillerinde ve insanların arasında olmaya devam edeceğiz.
Biz değişmedik...
Sadece tabelamız değişti.
Kalemimiz yine aynı kalem...
Objektifimiz yine aynı objektif...
Heyecanımız ise ilk günkü kadar taze.
Canlı Kocaeli ailesi olarak çıktığımız bu yolculukta bizleri takip eden, destek veren, eleştiren, öneri sunan herkese şimdiden gönülden teşekkür ediyoruz.
Çünkü biliyoruz ki bir haber sitesi sadece haberle değil, okuruyla büyür.
Hoş geldiniz...
Biz geldik.
Çay demlendi, kahve hazır...
Şimdi sıra haberde. Kocaeli konuşacak, biz yazacağız. Siz de okuyacaksınız. Bazen birlikte güleceğiz, bazen birlikte düşüneceğiz.
Canlı Kocaeli'ne hoş geldiniz... Bundan sonra hayatın nabzı burada atacak.