Bazı organizasyonlar vardır; sadece bir spor müsabakası değildir. Bir şehrin hafızasını tazeler, geçmişi gelecekle buluşturur, insanlara aidiyet duygusunu yeniden hatırlatır. Tarihi Namazgâh Yağlı Güreşleri de bugün tam olarak bunu başarıyor.

İki yıl önce yeniden hayat bulan bu organizasyon, artık sadece Kandıra'nın değil, Kocaeli'nin en önemli spor ve kültür organizasyonlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu noktada hakkı teslim etmek gerekiyor. Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, yıllarca özlemi çekilen Namazgâh Yağlı Güreşleri'ni yeniden Kandıralılarla buluşturdu. Bu, yalnızca bir organizasyonu yeniden başlatmak değil; unutulmaya yüz tutmuş bir kültürü yeniden ayağa kaldırmaktır.

Bu yıl Güreş Ağası Erhan Başaran da duruşu, ilgisi ve güreşe verdiği değerle ağalık makamına ayrı bir anlam kattı. Ağalık sadece maddi destek vermek değildir; organizasyonun ruhunu taşımaktır. Erhan Başaran'ın bu görevi hakkıyla yerine getirdiği herkes tarafından görüldü.

Ancak artık yeni bir eşiğe gelindi.

Yıl 2026...

Kandıra artık daha büyük düşünmek zorunda.

Çünkü Namazgâh Yağlı Güreşleri bugün geldiği noktada mevcut fiziki şartların çok daha ötesini hak ediyor.

Kandıra denildiğinde akla yoğurdu gelir, hindisi gelir, fındığı gelir. Artık bunların yanına yağlı güreşleri de eklenmiştir. Son iki yılda oluşan atmosfer, vatandaşın gösterdiği ilgi ve Türkiye'nin en önemli başpehlivanlarının Namazgâh'ta kol bağlaması bunun en açık göstergesidir.

Bu yıl güreş alanında adeta adım atacak yer yoktu.

Tribünler saatler öncesinden doldu. Pek çok vatandaş oturacak yer bulamadığı için müsabakaları ayakta, güneşin altında takip etmek zorunda kaldı. Güreş severlerin bu ilgisi gurur vericiydi ancak aynı zamanda mevcut alanın artık yetersiz kaldığını da açıkça ortaya koydu.

Pehlivanların büyük bölümü araçlarının içinde üzerlerini değiştirmek zorunda kaldı. Yağlanma alanları düzensizdi. Sporcuların hazırlıklarını daha sağlıklı ve profesyonel şartlarda yapabilecekleri bölümlerin eksikliği hissedildi.

Yemek satış alanlarının giriş bölümünde oluşturduğu yoğunluk ve duman da vatandaşları karşılayan ilk görüntülerden biri oldu. Dinlenme ve yemek alanları oluşturulmuş olsa da bu büyük ilgi karşısında yetersiz kaldı.

Oysa kusursuz denilebilecek bir organizasyon, fiziki yetersizliklerin gölgesinde kalmamalıdır.

Bugün artık geçici çözümleri değil, kalıcı yatırımları konuşmanın zamanı gelmiştir.

Kandıra'nın modern tribünleri bulunan, pehlivanların soyunma ve hazırlık alanlarına sahip, basın merkezleri oluşturulmuş, sosyal yaşam alanlarıyla donatılmış, otoparkı planlanmış ve yıl boyunca kullanılabilecek örnek bir Er Meydanı'na ihtiyacı vardır.

Bu sadece bir güreş sahası olmayacaktır.

Bu, Kandıra'nın kültürüne yapılacak kalıcı bir yatırım olacaktır.

Taşköprü'de böyle bir tesis yapılabiliyorsa, ata sporuna yıllardır gönül veren Kandıra bunu neden hak etmesin?

Kocaeli artık yağlı güreşte kendini ispatlamış bir şehir haline geldi. Er meydanlarında başarıdan başarıya koşan pehlivanlarıyla adından söz ettiriyor. Böyle bir şehrin, böyle bir ilçenin, sporcularına yakışır kalıcı tesislere sahip olması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Basın açısından da önemli eksikler vardı. Yerel ve ulusal basının ilgisi oldukça yüksekti ancak ayrılan çalışma alanı yetersiz kaldı. Oysa bu organizasyon ne kadar çok haber olur, ne kadar çok görüntüyle Türkiye'ye ulaşırsa Namazgâh Yağlı Güreşleri'nin marka değeri de o kadar büyüyecektir. Basın için daha geniş, daha konforlu ve profesyonel çalışma alanları oluşturulması organizasyonun geleceği adına büyük önem taşıyor.

Er meydanında ise seyir zevki üst düzeydi.

Neredeyse tüm başpehlivanların katıldığı organizasyonda kıran kırana mücadeleler yaşandı. Günün en dikkat çeken isimleri ise hiç kuşkusuz Duman kardeşlerdi.

Seçkin Duman, başpehlivanlık boyunda sergilediği performansla geleceğin en önemli isimlerinden biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Kardeşleri Erdal Duman ve Emre Duman'ın Başaltı boyunda final yapması ise Kocaeli güreşi adına ayrı bir gurur tablosuydu. Duman kardeşler adeta er meydanında "duman attırdı."

Bütün bunlar gösteriyor ki Namazgâh Yağlı Güreşleri artık sıradan bir ilçe organizasyonu değildir. Türkiye'nin önemli güreş takviminde kendine sağlam bir yer edinmeye başlamıştır.

Şimdi söz, yerel yöneticilerimizdedir.

Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez bugüne kadar önemli bir adım attı ve bu tarihi organizasyonu yeniden ayağa kaldırdı. Bundan sonraki en büyük hedef ise bu mirası kalıcı bir eserle taçlandırmak olmalıdır.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ise bugüne kadar spora ve gençliğe yaptığı yatırımlarla bunu defalarca gösterdi. Bugün aynı vizyonun Kandıra için de ortaya konulacağına inanıyoruz.

Çünkü mesele sadece bir tesis yapmak değildir.

Mesele, ata sporuna yakışır bir yuva kazandırmaktır.

Mesele, pehlivanlara insan onuruna yakışır hazırlık alanları sunmaktır.

Mesele, binlerce vatandaşın güneş altında ayakta müsabaka izlemek zorunda kalmadığı, aileleriyle birlikte rahatça vakit geçirebildiği modern bir yaşam alanı oluşturmaktır.

Kandıra bunu hak ediyor.

Kandıralılar bunu hak ediyor.

Pehlivanlarımız bunu hak ediyor.

Ve Namazgâh Yağlı Güreşleri, artık adına yakışan kalıcı bir Kandıra Er Meydanı ile taçlandırılmayı fazlasıyla hak ediyor.