Üretici bahçede ter döküyor, milletvekilleri fotoğraf karesinde… Peki fındığın fiyatı konuşulurken neden herkes susuyor?
Fındık hasadı başladı…
Aylarca bahçesinde çalışan üretici, şimdi alın terinin karşılığını bekliyor. Dallarındaki fındığı topluyor ama kafasındaki en büyük soru hâlâ cevapsız:
Fındığın taban fiyatı kaç lira olacak?
Geçtiğimiz yıl ağustos ayının başında fiyat açıklanmıştı. Bu yıl ise üretici yine Ankara’dan gelecek habere kilitlenmiş durumda.
Karadeniz Bölgesi'ndeki milletvekillerine bakıyoruz; fındık üreticisinin sesi olmak için mücadele ediyorlar. Üreticinin emeğinin karşılığını alması, açıklanacak fiyatın beklentileri karşılaması için Ankara’da seslerini yükseltiyorlar.
Buraya kadar güzel…
Peki Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu’daki üreticiler ne olacak?
Bu bölgelerde de fındık üreticileri var. Onların da gübresi, ilacı, mazotu, işçiliği ve emeği var.
Onların da hakkı var.
FOTOĞRAF ÇEKTİRMEK KOLAY, FİYAT İÇİN MÜCADELE ETMEK ZOR MU?
Şimdi gelelim Kocaeli'ye…
Fındık bahçesine gidildiğinde milletvekillerimizi görüyoruz.
Üreticiyle yan yana…
Bahçede pozlar veriliyor.
Fotoğraflar çekiliyor.
Sosyal medyada paylaşımlar yapılıyor.
Ne güzel!
Ama iş fındığın fiyatına geldiğinde nedense ortalık sessiz.
İnsan ister istemez soruyor:
Sayın milletvekilleri; fındık bahçesinde üreticinin yanında olduğunuz gibi, Ankara’da fındığın fiyatı belirlenirken de üreticinin yanında olacak mısınız?
Üreticinin hakkını savunmak sadece bahçeye gidip fotoğraf çektirmekten mi ibaret?
Yoksa asıl mesele, üreticinin hakkı konuşulurken Ankara’da söz söyleyebilmek mi?
ÜRETİCİ SADAKA İSTEMİYOR, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR
Kimse fındık üreticisine lütufta bulunmasın.
Üretici sadaka istemiyor.
Üretici yardım istemiyor.
Üretici, aylarca verdiği emeğin karşılığını istiyor.
Gübre fiyatı ortada…
İlaç fiyatı ortada…
Mazot ortada…
İşçilik maliyeti ortada…
Bahçenin masrafı ortada…
Peki fındığın fiyatı?
İşte üreticinin beklediği cevap burada.
Açıklanacak fiyat, üreticinin gelecek yıl bahçesine girip girmeyeceğini de belirleyecek.
Çünkü üretici artık hesap yapıyor.
“Bu kadar masraf yaptım, bu fındık bana ne kazandıracak?” diye soruyor.
Bu sorunun cevabını vermek de siyasetçilerin, ilgili kurumların ve yetkililerin görevi.
TARIM MÜDÜRLÜKLERİ SAHANIN SESİ OLMALI
Burada Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerine de büyük görev düşüyor.
Üreticinin yaşadığı sorunlar masa başında değil, sahada görülmeli.
Üreticinin maliyeti, emeği, yaşadığı sıkıntılar ve beklentileri raporlanmalı; ilgili komisyonlara ve Ankara’daki yetkililere açık ve net şekilde aktarılmalı.
Çünkü Ankara’daki karar vericilerin, sahadaki gerçek tabloyu bilmesi gerekiyor.
SEÇİM ZAMANI DEĞİL, ÜRETİM ZAMANI
Fındık üreticisi artık güzel sözlerden çok somut adım bekliyor.
Fotoğraf karesinde yanında olanları değil, hakkını savunurken yanında olanları görmek istiyor.
Bugün fındık bahçesinde üreticiyle fotoğraf çektirmek kolay.
Asıl mesele, Ankara’da fındığın fiyatı belirlenirken üreticinin hakkını savunabilmek.
Şimdi söz sırası milletvekillerinde.
Özellikle Kocaeli milletvekillerine açıkça soruyorum:
Kocaeli’nin fındık üreticisinin sesi Ankara’da duyulacak mı?
Fındık fiyatı belirlenirken Kocaeli’den güçlü bir ses çıkacak mı?
Yoksa yine bahçede fotoğraf çekilip, fiyat açıklanırken sessiz mi kalınacak?
Üretici bekliyor.
Gözler Ankara’da…
Fındık bahçelerinde hasat başladı.
Dilerim bu yıl sadece fındık dalları değil, üreticinin yüzü de güler.
Tüm üreticilerimizin hasadı bol, bereketi ve kazancı bol olsun.
Kalın sağlıcakla…