Canlı Kocaeli'de koşturmaca tam gaz devam ediyor. Bir yandan haber, bir yandan ziyaretler, bir yandan davetler... Bazen öyle davetler geliyor ki "Yok" demek olmuyor.
Eskiden bu davetlerin bir numaralı takipçisi bizim Şadi'ydi. Ama yanlış anlaşılmasın; kültür, sanat ya da doğa sevgisinden değil... Yemek varsa Şadi de vardı!
Şimdi ise büyük bir değişim yaşıyor. "Rejime başladım, 8 kilo verdim" diyor. Vallahi ben henüz ikna olmuş değilim. Tartı doğruyu söyler, biz de zamanı bekliyoruz. Ama hakkını yemeyeyim; eskisi gibi üç tabak yerine iki tabakta durabiliyor. Bu da bir gelişme!
Neyse... Asıl konuya gelelim.
Körfez'den gelen bir davete hazırlanırken Instagram'da karşıma "Ormanya Gece Yürüyüşü" çıktı. Bir anda karar verdim ve hemen kayıt oldum. İyi ki de olmuşum. Çünkü programın koordinatörü Banu Hanım'ın dediği gibi, kontenjan tam 3 dakikada dolmuş. Tam 70 kişi seçilmiş. Demek ki millet gece karanlığında yürümeye bizden daha meraklıymış.


Ormanya'ya vardık. Önce kurallar anlatıldı.

"Konuşmak yok."
"Telefon yok."
"Işık yakmak yok."
İçimden dedim ki; "Bari eve haber verelim, kaybolursak bizi nerede arasınlar!"
Kamp sandalyeleri belediyenin aracına yüklendi, biz de tek sıra halinde zifiri karanlığın içine daldık.
İnanın insan korku filmi setinde yürüyor gibi hissediyor.
Önünü göremiyorsun.
Kolunda sadece küçük bir ışıklı bileklik var.
Etrafta çakalların sesi...
Geyikler...
Böcekler...


Bir de benim hızla atan kalbim...

Tam o anda kendi kendime, "Cemal, senin burada ne işin var?" diye sordum.
Ben bugüne kadar 17 kilometre yürümüş adamım. "Altı kilometre nedir ki?" diye düşünüyordum.
Meğer gece yürüyüşü gündüz yürüyüşüne hiç benzemiyormuş!
Yokuşlar bitmek bilmedi.
Nem desen cabası.
Tişört sırılsıklam oldu.
Bir ara dönüşü helikopterle yapma fikrine bile sıcak baktım!
İlk etapta dinlenme alanına ulaştığımızda ise bütün yorgunluk unutuldu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı'nın birbirinden güzel ezgileri gecenin sessizliğine karıştı. Yapılan ikramlarla birlikte yaklaşık 45 dakika nefeslendik.
Sonra yine aynı disiplinle dönüş yürüyüşü başladı.


Ve geceyi tek bir sorun yaşamadan tamamladık.

Ertesi sabah uyandığımda ise beklediğim kas ağrıları yerine kendimi adeta zımba gibi hissettim.
Şimdi gözüm sürekli Ormanya'nın yeni gece yürüyüşü duyurularında. Kontenjan açılır açılmaz kayıt yaptıracağım.
Bu vesileyle bir gerçeği de söylemeden geçemeyeceğim.
Ormanya, Kocaeli'nin değil, Türkiye'nin en değerli doğal yaşam alanlarından biri. Hafta sonları ziyaretçi akınına uğraması boşuna değil.
Burada bir ismi özellikle anmak gerekiyor.


Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nın kuruluşundan bu yana müdürlüğünü yapan, aynı zamanda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Doğal Yaşam Alanları Şube Müdürü olan Ömer Bahadır Özyılmaz, bu projenin bugün Avrupa'nın en büyük doğal yaşam alanlarından biri haline gelmesinde büyük emek vermiş bir isim.
Yürüyüş öncesinde kendisiyle sohbet etme fırsatı bulduk. Hayvanlardan doğaya kadar sorduğumuz her soruya büyük bir bilgi birikimiyle cevap verdi. O an bir kez daha anladım ki; insan yaptığı işi severek yapınca farkını hissettiriyor.
Hani bir söz vardır ya...


"Bulunduğun yerin hakkını vereceksin."

İşte Ömer Başkan ve ekibi tam da bunu yapıyor.
Dünkü organizasyonda sağlık ekiplerinden rehberlere kadar herkes görevini kusursuz yerine getirdi. Böylece 70 kişi geceyi güvenle tamamladı.
Ben de yazıyı şu cümleyle bitireyim:
Her kuruma bir Ömer lazım...
Sevgiyle kalın...
Ama en önemlisi...
Canlı Kocaeli'de kalın dostlar!