Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı

Kocaeli’de sol ana bronşunda tümör bulunan bir hasta, akciğer dokusu korunarak yapılan özellikli bir ameliyatla sağlığına kavuşturuldu. Ameliyatı gerçekleştiren Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferzat Zonüzi, uzun süren öksürüğün kanser belirtisi olabileceğine dikkati çekerek, hastaların yüzde 90’ından fazlasının geç evrede doktora başvurduğunu söyledi.

Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı
Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı
Video için play'e tıklayın

Alınan bilgiye göre, geçmeyen öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle VM Medical Park Kocaeli Hastanesine başvuran 40 yaşındaki bir hastanın radyolojik tetkiklerinde, sol ana bronşunda hava yolunu tıkayan yaklaşık 2,5 santimetrelik kitle belirlendi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferzat Zonüzi ve ekibi tarafından ameliyata alınan hasta, akciğer dokusu korunarak yapılan "parsiyel bronş rezeksiyonu" ile sağlığına kavuştu.

"HASTANIN ŞİKAYETLERİ TAMAMEN GEÇTİ"

Hastanın sol akciğerine giden hava yolunda, nefes darlığına neden olan ve mantar gibi büyüyen yaklaşık 2,5 santimetrelik bir kitle tespit ettiklerini belirten Zonüzi, ilk etapta endoskopik ve lazer yöntemlerle müdahale edilen tümörün yıllar sonra aynı bölgede nüksetmesi üzerine cerrahi operasyon kararı aldıklarını aktardı. Zonüzi şöyle dedi:

"Bu kitle, akciğer kanserleri içerisinde tedavi başarısı en yüksek olan grupta yer alan bir tümördü. Bu tür tümörlerde lokalize olarak çıkarılmasıyla hastaya tamamen fayda sağlayabiliyor, iyileşme sağlayabiliyoruz. Hastanın mevcut nefes darlığı nedeniyle ilk etapta daha konservatif bir yaklaşım uyguladık. Endoskopik yöntemlerle kitlenin bulunduğu bölgeye müdahale ettik. Daha sonra aynı bölgeyi lazerle tedavi ettik. Hastanın herhangi bir problemi kalmadı. Bu tümör, kötü huylu tümörler arasında en iyi sonuç veren gruptaydı. Yaklaşık 2x2 santimetre boyutundaydı. Bu tür tümörler hava yolunun içinde mantar gibi içeriye doğru büyür. Böylece hava yolunda tıkanıklığa neden olur ve hastada nefes darlığı gelişir. Biz o bölgeyi temizleyip kitleyi aldıktan sonra hastanın şikayetleri tamamen geçti. Herhangi bir problemi kalmadı" Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı

"TÜMÖRLÜ BRONŞ BÖLÜMÜ ÇIKARILARAK YENİDEN BİRLEŞTİRİLDİ"

Op. Dr. Zonüzi, ilk etapta endoskopik olarak çıkarılan kitlenin tabanındaki farklı görünüm nedeniyle cerrahi kararı aldıklarını belirtti. Zonüzi, sol akciğere hava taşıyan ana hava yolunda (sol ana bronş) gerçekleştirilen operasyonun teknik detaylarına değinerek, şunları kaydetti:

"Bu ameliyatta sol ana bronşta, yani sol akciğere hava taşıyan ana hava yolunda parsiyel bronş rezeksiyonu uyguladık. Başka bir ifadeyle, bronşun sadece tümörün bulunduğu orta kısmını çıkarıp daha sonra bronşu yeniden birleştirdik. Bu işlem özellikli bir cerrahidir ve çok sık uygulanan bir ameliyat değildir. Ayrıca anatomik yerleşimi nedeniyle teknik olarak da oldukça zor bir ameliyattır. Herhangi bir akciğer kaybına yol açmadan, yalnızca tümörün bulunduğu yaklaşık 2,5 santimetrelik bronş bölümünü çıkardık. Daha sonra ana bronşun devamlılığını sağlamak amacıyla bronşu yeniden birleştirdik. Ameliyat sonrası takiplerinde herhangi bir problem yaşamadık. Bu ameliyatın en önemli özelliği tamamen anatomik yerleşiminden kaynaklanıyor. Teknik açıdan zor bir ameliyattır. Bazı cerrahlar bu bölgeye sağ taraftan yaklaşmayı tercih edebiliyor. Bazıları ise açık kalp ameliyatlarında olduğu gibi iman tahtasını keserek bu bölgeye ulaşmayı tercih ediyor. Biz ise ameliyatı sol taraftan gerçekleştirdik. Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra ameliyat sırasında önemli bir zorluk yaşamadık. Başarılı ve sorunsuz bir ameliyat oldu."Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı

AMAN DİKKAT: EN BASİT ŞİKAYETİ ÖKSÜRÜKLE BAŞLIYOR

Akciğer kanserinde genetik altyapının yanı sıra sigara, hava kirliliği, yanlış beslenme, şeker tüketimi, obezite ve alkol kullanımının en önemli risk faktörleri olduğunu vurgulayan Zonüzi, hastalığın sinsi seyri nedeniyle geç teşhis edildiğine dikkati çekti. Zonüzi, en basit şikayetin öksürükle başladığını belirterek ekledi:

"Akciğer kanserlerinin en önemli sorunu, hastaların bize geç dönemde başvurmasıdır. Hastaların yüzde 90’dan fazlası, hastalık vücuda yayılmış halde geliyor. Sadece yaklaşık yüzde 10’luk hasta grubunda cerrahi tedaviyle tam fayda sağlayabiliyoruz. Erken evrede teşhis edilen hastalar ameliyatla tamamen iyileşebiliyor. Ancak bu oran hala yaklaşık yüzde 10 seviyesinde. Tüm teknolojik gelişmelere rağmen bu tablo çok değişmedi. 20 sene önce de benzerdi, bugün de büyük ölçüde aynı şekilde devam ediyor. Bunun nedeni, akciğer kanserinin çok sinsi seyretmesidir. Hastalar genellikle balgamda kan görme ya da ağrı gibi belirtiler ortaya çıkınca doktora başvuruyor. Özellikle sigara içen kişiler zaten öksürdükleri için bunu önemsemiyorlar. ’Sigara içiyorum, normaldir’ diye düşünüyorlar ve tetkik yaptırmıyorlar. Bunun en basit şikayeti öksürükle başlar. Bu nedenle tümör çoğu zaman başka organlara yayıldıktan sonra belirti veriyor. O aşamada hastalar bize geliyor ve çoğunlukla ameliyat şansını kaçırmış oluyoruz. Bu durumda tedaviyi kemoterapiyle sürdürmeye çalışıyoruz" Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı

"ERKEN TEŞHİS İÇİN EN ÖNEMLİ ETKEN TOMOGROFİ"

Akciğer kanseri ameliyatlarında genel ölüm oranının yüzde 4, kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyon oranlarının ise yüzde 8 civarında olduğunu söyleyen Zonüzi, hastalığın diğer organlara veya lenf bezlerine yayılması durumunda cerrahiden önce kemoterapi uygulandığını aktardı. Akciğer kanserinin erkeklerde prostat, kadınlarda ise meme kanserinden sonra en sık görülen tür olmasına rağmen ölümcüllük açısından her iki cinsiyette de ilk sırada yer aldığının altını çizen Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ferzat Zonüzi ekledi:

"Akciğer kanseri erkeklerde prostat kanserinden sonra, kadınlarda ise meme kanserinden sonra en sık görülen kanserlerden biridir. Ancak ölümcüllük açısından hem kadınlarda hem de erkeklerde ilk sırada yer almaktadır. Erken teşhis için en önemli yöntem tomografidir. Çünkü kan tahlilleri bu hastalıkta çoğu zaman herhangi bir bulgu vermez. Özellikle 40 yaşın üzerindeki sigara içen kişilerin ve ailesinde kanser öyküsü bulunan bireylerin düzenli kontrole gelmelerini öneriyoruz. Tetkiklerde hastalığı ne kadar erken yakalarsak hastaya o kadar fazla fayda sağlayabiliyoruz. En az yılda 1 kez akciğer tomografisi çektirilmesini öneriyoruz. Bu nedenle göğüs cerrahisi veya göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması faydalı olacaktır" Kocaeli’de tıp başarısı! Akciğer dokusu korunarak hayatı kurtarıldı

"ARTIK ESKİSİ GİBİ BÜYÜK KESİLERLE AKCİĞER AMELİYATI YAPMIYORUZ"

Gelişen teknolojinin ameliyatlara etkisine de değinen Op. Dr. Zonüzi, sözlerini şöyle noktaladı:

"Gelişen teknoloji sayesinde artık eskisi gibi büyük kesilerle akciğer ameliyatı yapmıyoruz. Özel olarak geliştirilen kapalı cerrahi ekipmanlarıyla daha küçük kesilerden ameliyat gerçekleştirebiliyoruz. Bu yöntem hastaya daha az ağrı, daha fazla konfor sağlıyor ve günlük yaşama daha hızlı dönmesine yardımcı oluyor. Günümüzde akciğer ameliyatlarının yaklaşık yüzde 80’i kapalı yöntemle yapılabiliyor. Yine kaburgaların arasından giriyoruz ancak çok daha küçük kesiler kullanıyoruz. Eskiden 10-15 santimetrelik kesiler yapılırken, bugün aynı işlemleri 4-5 santimetrelik kesilerden gerçekleştirebiliyoruz."

01 Ağu 2026 - 10:17 İHA Kocaeli- Gündem

Mahreç İhlas Haber Ajansı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.